tedious 터키어

발음
s. sıkıcı, can sıkıcı, bıktırıcı

예문

Your eccentricities can make you either charming or tedious.
Senin eksantrikliğin seni ya sevimli ya da sıkıcı yapabilir.
발음 발음 발음 Report Error!
It's very tedious, Dr. Stauffer. But there is one great advantage. This way we'll find out who's healthy and fit for work.
Bu çok sıkıcı, Dr. Stauffer. Ama büyük bir yararı var. Bu yolla kimin sağlıklı ve çalışmaya uygun olduğunu bulacağız.
발음 발음 발음 Report Error!
One of the great disservices institutional education has done to us is to convince us that learning is by nature tedious, boring, and hard.
Geleneksel eğitimin bize yaptığı en büyük kötülük; öğrenmenin, doğası gereği, meşakkatli, yorucu ve zor bir iş olduğuna bizi ikna etmesidir.
발음 발음 발음 Report Error!
For the most part, our learning in schools is just that, tedious and boring.
Genellikle, okulda gördüğümüz öğrenim sadece yorucu ve sıkıcı olmaktan ibarettir.
발음 발음 발음 Report Error!
If life is ridiculous and absurd, be glad that it is not tedious.
Eğer hayat gülünç ve saçma ise dert etmeyin çünkü bu en azından sıkıcı değil demektir.
발음 발음 발음 Report Error!
It can be tedious.
O sıkıcı olabilir.
발음 발음 발음 Report Error!
It was a tedious job.
O bir bıktırıcı işti.
발음 발음 발음 Report Error!
Thanks to you, the backlog of tedious work has been completed.
Senin sayende, sıkıcı iş birikimi tamamlandı.
발음 발음 발음 Report Error!
They are weary of their tedious work.
Onlar can sıkıcı işlerinden dolayı bitkindiler.
발음 발음 발음 Report Error!
This can get tedious.
Bu sıkıcı olabilir.
발음 발음 발음 Report Error!



dictionary extension
© dictionarist.com