vocation 터키어

발음
i. davet, çağrı, yetenek, kabiliyet, meslek, uğraşı

예문

Never choose a vocation just because it looks easy.
Bir mesleği asla sadece kolay göründüğü için tercih etme.
발음 발음 발음 Report Error!
- He said on the day he died that he was following a possible headline story.
- He was on vocation and It's impossible he'd sacrifice his holidays for work.
- Öldüğü gün bir manşet hikayesinin peşinde olduğunu söylemişti.
- Tatildeydi ve işleri için tatilini feda etmesi imkansız .
발음 발음 발음 Report Error!
Never choose a vocation just because your friends are in it, nor refuse another just because your worst enemy is in it.
Sadece dostların içinde olduğundan dolayı bir işi seçme, nede sadece en kötü düşmanın içinde olduğu için diğer bir işi reddetme.
발음 발음 발음 Report Error!
To work in medicine, you should have a vocation on it.
Sağlık sektöründe çalışabilmek için o konuda yeteneğe sahip olman gerekir.
발음 발음 발음 Report Error!

동의어
occupation: line, business, affair, calling, craft, job



dictionary extension
© dictionarist.com